Gelenekselciliğin temel iddialarını klasik tasavvufla kesişen ve ayrışan bazı yönleri itibarıyla irdeleyen bu çalışma, Seyyid HüseyinNasrʼın bu düşünce mirasını kendi kültürel ve akademik kimliğiyle nasıl yeniden yorumladığını tartışmaktadır. Bu bağlamda öncelikle“gelenek” kavramının, esas olarak tasavvuf geleneğine işaret ettiği vurgulanmakta ve Nasrʼın düşüncesinin arka planını oluşturantemel Gelenekselci kavramlar incelenmektedir. Ardından Gelenekselci metafiziğin ana konuları üzerinde durularak Nasrʼın, bugörüşleri bilgi, insan, doğa ve kozmoloji alanlarına nasıl uyguladığı gösterilmektedir.Dinler ve farklı düşünce ekolleri arasında köprü kuran birlik anlayışının, en açık ifadesini tasavvufta bulduğunu düşünen Nasr,tasavvufu tüm inananlar için kuşatıcı bir metafizik zemin olarak görür. Bu yaklaşım Nasrʼın modern öncesi tasavvufa nispetlekonumunu ve Gelenekselci düşünce içerisindeki yerini açığa çıkarır. Bu çerçevede elinizdeki kitap, modern düşünceyi metafizikanlayışın iptaliyle ilişkilendiren ve buna bağlı olarak modernliğin yol açtığı düşünsel ve pratik sorunlara karşı tasavvufu bir cevapolarak gören Gelenekselciliğin, çağdaş tasavvuf düşüncesi içerisindeki eleştirel imkânlarına dikkat çekmektedir