Harfler, hayal ile hakikat arasında, aşkın olana işaret etmek için kullanılan en sırlı vasıtalardır. Bununla birlikte harflerin kalbinde saklıolan şey ile insanın kalbinde saklı olan sır arasında tam bir uyum söz konusudur. Bu âlemde her şey nasıl bir anlam ve işarettaşıyorsa kelimeden harfe, harften noktaya varıncaya dek yazıya dökülen her şeyin simgesel bir değeri ve semantik bir konumuvardır.Sadüddin Hamevi’nin bu ince ama yoğun risalesi, tasavvufi harf simgeciliğinin ve harfler ilminin öncü metinlerinden birisayılmaktadır. Harflerden kelimelere giderek varlık, evren ve Tanrı arasındaki ilişkiyi tasavvufi bir nazarla ortaya koyan metin, dilin veanlamın aşkın boyutuyla birlikte yüce ve öte bir âleme işaret etmektedir: “Zahir âlemde suların dere ve ırmaklardan çağlaması gibimana da harflerin ve kelimelerin nehirlerinden çağlamaktadır. Mananınki külli bir akıştır. Tıpkı ruhun bedende akması gibi... Tıpkı buâlemin başka bir âleme akması gibi...