Dua, müminin Rabbine açılan en samimi kapıdır; bir yönüyle yakarış, diğer yönüyle teslimiyetin beyanıdır. Büyükhadis âlimi İmam Zehebî, bu klasik eserinde duayı birihtiyaç ifadesi olmanın ötesinde bir kulluk şuuru olarak elealır.Müminin Silahı Dua, asırlardır elden ele dolaşan hem ilmîhem manevi yönüyle derinlik kazanan başvuru niteliğindebir kitaptır. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) dilinden süzülen duaların yer aldığı bu kitap, insanın kalbine seslenerek;yaşamın farklı anlarında kulun Rabbine nasıl sığınacağını,nasıl sabredeceğini, nasıl şükredeceğini haber verir.Zehebî de burada dua ve zikrin mahiyetini Kur’ân ve sahihhadisler ışığında anlatırken dua edenin hâlini, adabınıve niyetini incelikle tarif eder. Her satır, müminin iç yolculuğuna rehberlik eden bir bilgelik taşır. Çünkü dua, insanıedilgen olmaktan çıkarır; onu yeniden diri, yeniden umutlukılar.İmam Zehebî’nin ilmî titizliğiyle derlenen bu eser,unutulmaması gereken bir hakikati yineliyor: “Dua edin kiicabet edeyim.” (Mümin Suresi, 40/60)