Anadolu’nun toprakla yoğrulmuş elleri sabrın kitabını yazmış, irfanı taşlara işlemiş; bilgeliği yüzyıllar boyu sözle, töreyle, dualarla aktarmıştır.Köylünün suskunluğu, bir dervişin sükûtu; çalışkanlığı ise bir ibadetin tezahürüdür. Ne zaman ki yolumuzu kaybederiz; köy çeşmesinin başında bir ninenin duasında, tarlasında sabahı selamlayan bir çiftçinin selametinde yeniden buluruz kendimizi. Bu öyküler; o irfanın gölgesinden doğmuş, gönülden gönüle küçük bir yol arkadaşlığıdır