Hayatta bir yerin var mı? Bu soru, modern çağın hızı ve dijitalgürültüsü içinde yankılanan derin bir varoluş çağrısıdır. Zamanve mekan hızla değişti. Göz açıp kapayıncaya kadar köydenşehre, anı yaşamaktan hıza göç ettik. Kazandığımızı sandığımızşeylerin aslında kaybettiklerimizin bedeli olduğunu farketmeden yolumuza devam ettik. Biryere ait hissetme, orada varolma da bu kayıplardan biriydi. Önce vardı, sonra azaldı venihayetinde hayatımızdan yavaş yavaş çıkmaya başladı. Şimdionu yeniden var edebilmek için çırpınıp duruyoruz.Gökmen Arslan bu eserinde, Jung'dan Frankľa uzananpsikolojik perspektiflerle; geçmişin yarım kalmış hikayelerinibirer kiracı gibi taşımak yerine, bugünün ev sahibi olmanınyollarını sorguluyor. Hayatı alelade bir prova olarak değil, birciddiyet ve kendine ait bir nizamla yaşamak isteyenler için ilhamdolu bir yol haritası sunuyor.